Sivilceler, sabah aynaya baktığımızda günümüzün modunu tek bir hamlede düşürebilen, hayatımızın bir döneminde mutlaka karşılaştığımız davetsiz misafirlerdir.
Onlardan bir an önce kurtulmak için can havliyle internetteki her tarifi denemek, popüler her ürünü yüzümüze sürmek istememiz çok doğal.
Ancak akne, aceleye ve kulaktan dolma bilgilere toleransı olan bir cilt dinamiği değildir. Sivilcelerle savaşırken bazen “kaş yapayım derken göz çıkarmak” işten bile değildir. İyi niyetle çıktığınız pürüzsüz ten yolculuğunda, farkında olmadan süreci sabote ediyor olabilirsiniz.
İşte akne tedavisinde en sık yapılan ve sivilceleri daha da azdıran o hatalar:
1. Sivilceleri Sıkmak, Patlatmak ve Oynamak
Listenin ilk sırasını, hepimizin zaman zaman karşı koyamadığı o dürtüye ayırıyoruz. Aynanın karşısına geçip o beyaz noktayı sıkmak anlık bir rahatlama getirebilir, ancak uzun vadede tam bir felakettir.
Enfeksiyonu Yayarsınız: Sivilceyi sıktığınızda içinin bir kısmı dışarı çıkarken, bakterilerin büyük kısmı cildin daha derin katmanlarına doğru itilir. Bu da yan tarafta yeni sivilcelerin çıkmasına neden olur.
Kalıcı İzlere Davetiye Çıkarırsınız: Sıkma işlemi cilt dokusuna zarar verir. Sivilce birkaç günde geçer ancak bıraktığı çukur ve koyu lekelerle (hiperpigmentasyon) aylarca uğraşmak zorunda kalırsınız.
2. Cildi Kurutmaya Çalışmak ve Aşırı Yıkamak
“Cildim yağlı, o zaman kurutursam sivilce biter” mantığı en büyük tuzaklardan biridir. Cildi günde 3-4 kez agresif temizleyicilerle yıkamak veya alkol oranı yüksek toniklerle kurutmak akneleri bitirmez.
Ters Tepki (Rebound Etki): Cildin doğal yağ tabakasını (sebum) tamamen kazıdığınızda, beyin cildin tehlikede ve kuruluktan çatlamak üzere olduğunu düşünür. Savunma mekanizması olarak normalden iki kat daha fazla yağ üretmeye başlar. Sonuç? Daha çok tıkanan gözenekler ve daha çok akne.
3. “Yağlı Cildin Nemlendiriciye İhtiyacı Yoktur” Yanılgısı
Sivilceli ciltlerin nemlendiriciden kaçması çok sık rastlanan bir durumdur. Oysa yağlılık ve nemlilik tamamen farklı şeylerdir. Yağ ciltteki sebum miktarını, nem ise cildin su oranını gösterir.
Akne tedavisinde kullanılan salisilik asit, retinol veya benzoil peroksit gibi aktif maddeler cildi kurutur ve tahriş eder.
Eğer cildinizi gözenekleri tıkamayan, su bazlı ve “non-comedogenic” (gözenek tıkamayan) bir nemlendirici ile desteklemezseniz, cilt bariyeriniz bozulur ve akne tedavisine direnç gösterir.
4. Kulaktan Dolma ve Mucizevi(!) İnternet Tarifleri
Sosyal medyada dönen “Sivilceye diş macunu sürün”, “Limon suyuyla maske yapın” ya da “Evde sirkeyle tonik hazırlayın” gibi videoları mutlaka görmüşsünüzdür.
Altın Kural: Mutfakta kalması gereken hiçbir şeyi yüzünüze sürmeyin. Limonun ve sirkenin asit derecesi (pH) cildiniz için son derece yüksektir ve cilt bariyerini kelimenin tam anlamıyla yakabilir. Diş macununun içindeki mentol ve kimyasallar ise sivilceyi kuruturken çevresindeki sağlam dokuyu tahriş ederek leke bırakır.
5. “Bu Kremi Sürdüm, Ertesi Gün Neden Geçmedi?” (Sabırsızlık)
Akne tedavisi bir sprint değil, maratondur. Dermatologların yazdığı medikal kremler veya profesyonel akne ürünleri sihirli değnek değildir.
Cildin kendini yenileme döngüsü yaklaşık 28 gündür.
Yeni başlanan bir akne ürününün veya tedavisinin gerçek sonuçlarını görmek için cilde en az 4 ila 6 hafta şans vermelisiniz. Hatta ilk birkaç hafta “kusma dönemi” denilen, derinin altındaki sivilcelerin yüzeye çıktığı bir aşama yaşanabilir. Bu aşamada pes edip tedaviyi bırakmak, baştan kaybetmektir.
6. “Nasılsa Kış Günü” veya “Evdeyim” Diyerek Güneş Kremini Atlamak
Akne tedavisi gören bir cildin en yakın arkadaşı güneş kremidir. Aktif sivilce ilaçları cildin üst tabakasını inceltir ve güneşe karşı aşırı hassas hale getirir. Korumasız güneşe çıktığınızda, sivilcelerinizin söndüğü yerlerde güneş ışınlarının etkisiyle kalıcı kahverengi lekeler kalır. Ayrıca UV ışınları cildi kurutarak yine sebum üretimini tetikler.
Özetle Ne Yapmalı?
Akne, kozmetik bir kusurdan ziyade tıbbi bir cilt durumudur. Eğer hafif sivilcelenmelerin ötesinde, derinden gelen ağrılı ve kistik akneleriniz varsa, en doğru adım kulaktan dolma ürünlerle vakit kaybetmeden bir dermatoloğa (cildiye uzmanına) başvurmaktır. Cildinize göstereceğiniz sabır ve doğru rutin, size pürüzsüz bir gelecek sunacaktır.
