Kış ayları geldiğinde sadece gardırobumuzu değil, cilt bakımı rutinimizi de kalınlaştırmamız gerekir. Dışarıdaki dondurucu rüzgarlar ve içerideki nemsiz, kaloriferli hava bir araya geldiğinde; cildimizin nemi adeta buharlaşıp uçar. Sonuç ise çoğunlukla pul pul dökülen, kızaran, gerilen ve donuklaşan bir ten olur.
Kışın cildinizin o canlı ve nemli ışıltısını kaybetmesini istemiyorsanız, sadece “yoğun bir krem sürmekten” çok daha fazlasını yapmalısınız. İşte kış aylarında cildinizi neme doyuracak, ezber bozan püf noktaları:
1. Sıcak Su Tuzağına Düşmeyin
Soğuk bir kış gününün ardından eve gelip buharı üstünde, sıcacık bir duş almaktan daha cazip çok az şey vardır. Ancak bu keyif, cildinizin en büyük düşmanıdır.
Kaynar su, cildin yüzeyindeki koruyucu doğal yağ tabakasını (sebum) tamamen eritip götürür. Duştan çıktığınızda cildinizin gerim gerim gerilmesinin sebebi budur. Kışın hem yüzünüzü yıkarken hem de banyo yaparken suyun sıcaklığını ılık seviyede tutmaya özen gösterin.
2. Nemlendirici Sürerken “3 Dakika” Kuralı
Nemlendiriciden maksimum verim almanın sırrı, onu ne zaman sürdüğünüzle doğrudan ilgilidir. Kreminizi tamamen kurumuş bir cilde sürmek yerine, banyodan veya yüzünüzü yıkadıktan sonraki ilk 3 dakika içinde, teniniz henüz hafif nemliyken uygulayın.
Neden Önemli? Cildiniz hafif ıslakken uygulanan nemlendiriciler, o andaki mevcut suyu cildin alt katmanlarına hapseder. Böylece ürünün hidrasyon gücü iki katına çıkar.
3. Hafif Losyonlara Veda Edin, Zengin Kremlere Geçin
Yazın severek kullandığınız o su bazlı, hafif jeller veya akışkan losyonlar kış soğuklarına karşı yetersiz kalır. Kış aylarında cildin daha güçlü bir bariyer kalkanına ihtiyacı vardır.
-
-
İçeriğinde seramid, hiyalüronik asit, gliserin, shea yağı veya skualen bulunan daha yoğun, krem formundaki ürünlere geçiş yapın.
-
Seramidler, kışın kuruluktan dolayı çatlayan cilt bariyerini bir çimento gibi onararak nem kaybını duvar gibi engeller.
-
4. Havayı Nemlendirin (Oda Isısına Dikkat)
Cilt bakımı sadece yüze sürülen ürünlerden ibaret değildir; yaşadığınız ortamın kalitesi de cildinizi doğrudan etkiler. Kışın evlerde ve ofislerde yanan kaloriferler, klimalar ve ısıtıcılar içerideki nem oranını sıfıra indirir.
Kuru hava, cildinizdeki nemi kelimenin tam anlamıyla emer. Bunu önlemek için yatak odanıza bir hava nemlendirici (buhar makinesi) koyabilir veya radyatörlerin üzerine birer kap su yerleştirebilirsiniz.
5. Peeling Konusunda Aşırıya Kaçmayın
Cildiniz pul pul döküldüğünde ilk refleksiniz sert bir peeling ile o ölü derileri kazımak olabilir. Ancak kışın hassaslaşan cilt bariyerine sert tanecikli (fiziksel) peelingler uygulamak, ciltte mikro yırtıklar oluşturur ve kuruluğu daha da artırır.
-
-
Kış aylarında granüllü peelingler yerine, cildi nazikçe ölü deriden arındıran Laktik Asit (AHA) veya düşük oranlı Salisilik Asit (BHA) gibi kimyasal eksfolanları haftada en fazla 1-2 kez tercih edin. Laktik asit, ölü deriyi temizlerken aynı zamanda cilde nem verme özelliğine de sahiptir.
-
6. “Susuzluk Hissini” Beklemeyin
Yazın terlediğimiz için su içmek aklımıza daha sık gelir. Kışın ise susama hissi azaldığından su tüketimi ciddi oranda düşer. Ancak unutmayın; içeriden nemlendirilmeyen bir cilde dışarıdan dünyanın en pahalı kremini de sürseniz tam bir başarı elde edemezsiniz. Hücrelerinizin kışın da neme ihtiyacı var. Günde en az 2-2.5 litre su içmeyi kış rutinlerinizin değişmez bir parçası haline getirin.
